27 Eylül 2010 Pazartesi

iyinet frmtr trkygnclr webmaster seo yarışması

iyinet frmtr trkygnclr webmaster seo yarışması sitemden iyinet frmtr trkygnclr webmaster seo yarışması

sizlere içinde bulunduğum ve bilgi sahibi olduğum için panjur fiyatları hakkında bilgi vermek istiyorum.Öncelikle panjur fiyatları nasıl hesaplanır sizlere kısa bir açıklama yapayım.

iyinet frmtr trkygnclr webmaster seo yarışması blogundaki bu makale tamamen kendi görüşlerim üzerine yazılmıştır.Lütfen buradan yazılanlardan yola çıkarak iş yapmayın veya yaptırmayın.Panjur fiyatları hesaplanırken pencerenizin genişlik ve yükseliği ölçülür.Örnek vermek gerekirse standart olarak 1,50 yükseklik 1,50 genişliği olan bir pencerede yüksekliğe standart 80 cm ilave edilir.Yani 1,50 olan yükseklik 2,30 olarak ele alınır.Sebebi yukarıda iyinet frmtr trkygnclr webmaster seo yarışması

ki kutu payıdır.Ve daha sonra yükseklik ile genişlik çarpılarak pencerenin metrekaresi ortaya çıkartılır.Yani 2,30 * 1,50 = 3,45 metrekare bu çıkan metre kare iyinet frmtr trkygnclr webmaster seo yarışması sitesinde sizlere anlattığım kısmen doğrudur.Ancak iyinet frmtr trkygnclr webmaster seo yarışmasısitemdeki bu makale tarafımın şahsi anlatımıdır.

Çıkan metrekare firmanın birim fiyatı çarpılır.Genel olarak 85 tl civarında yapılır.Yani 282 tl gibi bir panjur fiyatları ortaya çıkar.

iyinet frmtr trkygnclr webmaster seo yarışması

20 Eylül 2010 Pazartesi

iyinet frmtr trkygnclr webmaster seo yarışması özgünlük makalesi

iyinet frmtr trkygnclr webmaster seo yarışması kelimesinin yoğunluğu bir çok sitede belli oluyor şuan birini sinir etmeme rağmen iyinet frmtr trkygnclr webmaster seo yarışması makalemi sizlerle paylaşmaktan mutluluk duyuyorum.Aslında bazen yarışmaya katılan diğer arkadaşlarla tartışasım geliyor ancak şaka olarak bile iyinet frmtr trkygnclr webmaster seo yarışması içerisinde tartışsak arkadaşların kalib kalabilir.Umarım iyinet frmtr trkygnclr webmaster seo yarışması bittiği zaman benim güncel ve kaliteli iyinet frmtr trkygnclr webmaster seo yarışması sitem hakettiği yerden yukarıda olacaktır.

8 Eylül 2010 Çarşamba

iyinet frmtr trkygnclr webmaster seo yarışması

iyinet frmtr trkygnclr webmaster seo yarışması için hazırladığımız güncel iyinet frmtr trkygnclr webmaster seo yarışması sitemizi sizlere tanıtmak amacı ile bu makaleyi hazırlamış bulunmaktayız. iyinet frmtr trkygnclr webmaster seo yarışmasında şuan 4. sırada bulunan sitemiz içerisinde tek bir alıntı makale bulunmuyor. Tamamı özgün içerikten oluşan iyinet frmtr trkygnclr webmaster seo yarışması sitemiz şuan için olması gereken konumda değil çünkü yarışmada hedefimiz daima 1. sırada bulunmaktadır. Bu amacımıza ulaşmak için iyinet frmtr trkygnclr webmaster seo yarışması kelimesinde sürekli sitemize iyinet frmtr trkygnclr webmaster seo yarışması alakalı içerikler eklenmekte ve kaliteli olarak özgün tutulmakdır. Sizler iyinet frmtr trkygnclr webmaster seo yarışması sitemize destek verirseniz seviniriz.
Yarışma bitimine 20 gün gibi kısa bir süre kalmasına rağmen yaptığımız seo çalışmaları ile son güne kadar iddaamızı sürdürmekteyiz ve kesinlikle her gün özgün olarak içerik eklenmektedir.
iyinet frmtr trkygnclr webmaster seo yarışmasına katılan diğer sitelerde gerçekten çok kaliteli ve backlink kasarak sitelerini kuvvetlendiren arkadaşlar ile büyük bir rekabet içerisindeyiz. Umarım kaliteli ve özgün içerikli iyinet frmtr trkygnclr webmaster seo yarışması sitemiz yarışma bitimi hakettiği ve hedeflediğimiz sırada yer alacaktır.

21 Temmuz 2010 Çarşamba

iyinet frmtr trkygnclr webmaster seo yarışması özgünlük makalesi

iyinet frmtr trkygnclr webmaster seo yarismasi


Aracınız mı çizildi! Servise götürmeden önce burayı tıklayın!
Sakarya'nın Pamukova ilçesindeki tren kazasında hayatını kaybedenler, kazanın meydana geldiği yerde anıldı. Pamukova Mekece köyü yakınlarında iyinet frmtr trkygnclr webmaster seo yarismasi meydana geldiği yerde toplanan Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Bursa Milletvekili Kemal Demirel'in de aralarında bulunduğu grup, tren raylarına karanfil bıraktı. Burada basın açıklaması yapan CHP Bursa Milletvekili Demirel, tren kazasında hayatını kaybeden insanların unutulmasını istemediklerini söyledi. Kazanın üzerinden altı yıl geçmesine rağmen yetkililerin hala görevleri başında durduğunu anlatan Demirel, 'Bu işten anlayanlar bu işi yapmayın diye hükümeti uyardılar. Vatandaşlarımız bu projeye iyinet frmtr trkygnclr webmaster seo yarismasi bindi. Burada hükümete güvenen, trene binen insanlarımız hayatlarını kaybettiler. Ben bu insanlara 'tren şehitleri' diyorum' dedi. Demirel, kaza ile ilgili olarak birçok önerge verdiklerini hatırlatarak, kazada hatası olanların görevden ayrılmasını beklediklerini ifade etti. Projenin bilim adamlarının görüşleri dikkate alınarak hayata geçirilmesi gerektiğini kaydeden Demirel, 'Bilim adamlarını, 'yapmayın, etmeyin' demelerine rağmen dinlemeyip yaptınız. Kazada Ocaklar söndü. Buraya gelip hata yaptıklarını söylemelerini bekliyorum. Özür dilemeleri de yetmez, istifa etmeleri gerekir' diye konuştu. Kazanın olduğu yerde hayatını kaybedenlerin anısına saygı duruşunda bulunan grup üyeleri, bir süre raylarda yürüdükten sonra dağıldı.

iyinet frmtr trkygnclr webmaster seo yarisması Temmuz 2004'te meydana gelen hızlandırılmış tren kazasında, 41 kişi hayatını kaybetmişti.

18 Temmuz 2010 Pazar

iyinet frmtr trkygnclr webmaster seo yarışması Osman Nami Osmanoğlu

iyinet frmtr trkygnclr webmaster seo yarışması Osman Nami Osmanoğlu

Yoğun güvenlik önlemlerinin alındığı törene, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Devlet Bakanıve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Devlet Bakanlarından Hayati Yazıcı, Faruk Çelik, İçişleri Bakanı Beşir Atalay, Ak Parti Genel Başkan yardımcısı Abdülkadir Aksu, İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu, Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş ve Emniyet Müdürü Hüseyin Çapkın Osmanoğlu'nun kızlarından Meksika'da yaşayan Mediha Şükriye Nami Osmanoğlu Martinez, Fransa'da yaşayan Fethiye Nimet Nami Osmanoğlu Bory, Gülnur Dorothe Nami Osmanoğlu Ragot, Ayten Sofia Nami Osmanoğlu Kunter, Mersin'de yaşayan Ayşe Adile Nami Osmanoğlu Tars ile eşi Rotraud Müşfika Nami Osmanoğlu, Fatih Camisi'nin avlusunda kendilerine ayrılan bir bölümde taziyeleri kabul etti.

CENAZESİ OMUZLARDA TAŞINDI
Törene katılan Başbakan Erdoğan ve protokol, Osman Nami Osmanoğlu'nun ailesine taziye ziyaretinde bulunduktan sonra,İstanbul Müftüsü Mustafa Çağrıcı, öğle namazını müteakip cenaze namazı kıldırıldı. Çağrıcı, cenaze namazı öncesinde yaptığı konuşmada, büyük bir tarih bırakan ecdadın aile üyelerinden birine karşı son görevlerini ifa ettiklerini, onlara hep dua edeceklerini söyledi.

Osman Nami Osmanoğlu'nun cenazesi, namazın ardından omuzlarda cenaze arabasına taşındı. Cenazenin araca taşınması sırasında Başbakan Erdoğan ve bakanlar da omuz verdi. Osman Nami Osmanoğlu'nun cenazesi daha sonra toprağa verilmek üzere Çemberlitaş'ta bulunan II. Mahmut Türbesi Haziresi'ne doğru yola çıkarıldı. Osman Nami Osmanoğlu dedesi 2. Mahmut'un yanına defnedildi.

BEŞ KIZ BABASIYDI
Osman Nami Osmanoğlu, uzun zamandır yaşadığı Marmaris'te kalp yetmezliği şikayetiyle hastaneye kaldırılmış, yapılan ilk müdahalenin ardından özel ambulans helikopteriyle 10 Haziranda İstanbul'a getirilmişti. Osman Nami Osmanoğlu'nun tedavisi, o tarihten bu yana, Dr. Siyami Ersek Göğüs, Kalp ve Damar Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesinde, yoğun bakımda sürüyordu.

1918 İsviçre doğumlu olan, 4'ü yurt dışında yaşayan 5 kızı bulunan Osman Nami Osmanoğlu, tedavi gördüğü Dr. Siyami Ersek Göğüs, Kalp ve Damar Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesinde vefat etmişti.

3 Temmuz 2010 Cumartesi

iyinet frmtr trkygnclr webmaster seo yarışması

iyinet frmtr trkygnclr webmaster seo yarışması -
iyinet frmtr trkygnclr webmaster seo yarışması -
iyinet frmtr trkygnclr webmaster seo yarışması -
iyinet frmtr trkygnclr webmaster seo yarışması -
iyinet frmtr trkygnclr webmaster seo yarışması -
iyinet frmtr trkygnclr webmaster seo yarışması -
iyinet frmtr trkygnclr webmaster seo yarışması -
iyinet frmtr trkygnclr webmaster seo yarışması -
iyinet frmtr trkygnclr webmaster seo yarışması

Fenerbahçe Ülker Basketbol Takımı

Real Madrid'den Fenerbahçe'ye...

Fenerbahçe Ülker Basketbol Takımı, Real Madrid'in Litvanyalı pivotu Darius Lavrinovic'i renklerine kattı.
Yazı Boyutu 10 12 14 16
Sarı - lacivertli kulüpten yapılan açıklamada, ''31 yaşında ve 2.12 metre boyundaki tecrübeli pivot, geçtiğimiz sezonu Real Madrid'de 11.1 sayı, 4.5 ribaund, 1.2 asist ve 1 top çalma ortalamalarıyla kapatmıştı.'' denildi.

Açıklamada ayrıca yıldız basketbolcunun imza töreniyle ilgili bilginin, önümüzdeki günlerde kamuoyu ile paylaşılacağı açıklandı.

1 Temmuz 2010 Perşembe

Ford Otosan'ın 50. yılı kutlamaları

Ford Otosan'ın 50. yılı kutlamaları için Türkiye'ye gelen Ford Company Yönetim Kurulu Başkanı Bill Ford, Türkiye'deki yatırımlarla ilgili yeni döneme ilişkin açıklamalarda bulundu, iki alana dikkat çekti.

İlgili Haberler
Rahmi Koç'a göre yabancılarla ortaklığın sırrı
Ford Motor'dan Türkiye için yeni hedef
Ford Motor Company Yönetim Kurulu Başkanı Bill Ford, Türkiye ile ilgili önemli planları olduğunu belirterek, ''Hem üretim hem de AR-GE anlamında Türkiye'de yatırımlarımız devam edecek'' dedi.

Ford Otosan'ın 50. Yıl Gala Gecesi öncesi gazetecilerle bir araya gelen Bill Ford, 82 yılda Türkiye'de hem olumlu hem de olumsuz anlamda çok şeyler gördüklerini söyledi. Ford, ''Değişmeyen bir şey varsa o da Türkiye'de işler her zaman iyiye gidiyor'' diye konuştu.

Bir gazetecinin ''Ford'un Türkiye'ye ilişkin planları nelerdir?'' sorusuna Ford, ''Şu anda size spesifik olarak herhangi bir ürün ya da modelden bahsedemem. Ama Türkiye ile ilgili önemli planlarımız var, hem üretim hem de AR-GE anlamında Türkiye'de yatırımlarımız devam edecek. Türkiye'de insanlar Ford deyince sadece üretim yaptığımızı zannediyor ama Türkiye aynı zamanda bizim AR-GE üssümüz'' yanıtını verdi.

Ford'un Avrupa satışlarında gerileme olmadığını belirten Ford, Avrupa'daki en iyi yıllarından birini yaşadıklarını, karlılık anlamında da iyi durumda olduklarını anlattı.

Bill Ford, pazardaki rekabete ilişkin olarak, Ford'un uzun yıllardır bu rekabetin içinde olduğunu anımsatarak, şunları söyledi:

''Rakiplerimiz aşırı indirim yaptığı zaman, yeni bir teknoloji ya da yeni bir motor getirdiği zaman çok seviniyorum. Biz o zaman reklamlarla diğer şeylerle durumu çok iyi yönetiyoruz. Bazı rakiplerimiz gibi çok fazla indirim de yapmıyoruz. Bence zaten pazar payı ile fiyatlama çok hassas bir denge üzerinde duruyor. Bizim bu dengeyi çok iyi kurduğumuzu düşünüyorum.''

-''İKİ BÜYÜK İŞ AİLESİ BİRBİRİNE SON DERECE GÜVENİYOR''-

Ford Motor Company CFO'su Lewis Booth da Ford'un 2006 sonunda likiditesini artırdığını ve Ford markasına odaklanma kararı aldıklarını anlattı.

O dönemde Aston Martin'i, Jaguar'ı ve Volvo'yu satmaya karar verdiklerini anımsatan Booth, Ford şirketinin maliyet yapısını yeniden yapılandırdıklarını söyledi.

Aston Martin ile Jaguar'ın satışını tamamladıklarını belirten Booth, üçüncü çeyrekte de Volvo'nun satışının tamamlanmasını beklediklerini bildirdi.

Booth, ''Bizim yapmaya çalıştığımız Ford'un ana işine odaklanmak, yeni modeller geliştirmek ve dünya pazarlarında büyümeye çalışmak. Ford'a odaklanmaya karar verdiğimiz için de satın alma planımız yok''dedi.

Ford ile Koç Holding ortaklığında en önemli şeyin aile değerleri olduğunu ifade eden Booth, ''İki büyük iş ailesi birbirine son derece güveniyor. İki aile arasındaki dostluk 82 yıl öncesine uzanıyor'' diye konuştu.

Ford'un Türkiye'deki stratejileri konusunda ise Booth, öncelikle mühendislik ve Ar-Ge yapılarını büyüteceklerini belirterek, ''Türkiye'deki otomotiv sektörüne yatırımlarımız devam edecek. Ekonomi toparlandıkça kapasitemizin tamamını kullanmayı bekliyoruz'' dedi.

Türkiye'de Ar-Ge alanında şu anda 700 mühendisin istihdam edildiğini anımsatan Booth, ''İki yıl içinde bu sayı bine çıkacak. Bu mühendisler, aslında Ford'un ana AR-GE çatışında çalışıyorlar, tüm dünya için AR-GE yapıyorlar'' şeklinde konuştu.

Avrupa'da ekonomik toparlanmayla ilgili bir takım endişeler olduğunu hatırlatan Booth, Türkiye'deki toparlanmanın ise son derece cesaret verici olduğunun altını çizdi.

Ford Otosan'ın Ford için üretim üssü olarak çok önemli olduğunu vurgulayan Booth, ''Ford Otosan'daki arkadaşlarımız son derece kaliteli iş çıkartıyorlar'' dedi.

-''DETROIT'TE TRANSIT CONNECT KULLANIYORUM''-

Booth, Ford Connect'in Kuzey Amerika'daki başarısına ilişkin ''Bu başarıdan biz son derece memnunuz. Detroit'te kendim Transit Connect sürüyorum'' diye konuştu.

Ford Avrupa Başkanı John Fleming ise Avrupa'da devlet teşvikleriyle otomobil pazarının ilk çeyrekte iyi seyrettiğini ancak teşviklerin ardından daralma görüldüğünü söyledi.

Kemer sıkma politikalarının da satışları etkilediğine işaret eden Fleming, ''Ama Türkiye'de durum çok daha farklı. Hatta Türkiye'de hem binek hem de ticari otomobillerde beklentilerimizin çok daha üstünde olumlu gelişme yakaladığımızı söyleyebilirim'' dedi.

AA

21 Haziran 2010 Pazartesi

Yahya iyinet frmtr trkygnclr Deryal webmaster seo yarışması hayatı

iyinet frmtr trkygnclr webmaster seo yarışması
Yahya Deryal hayatı ( 1965)
Yrd.Doç.Dr. Yahya DERYAL

1965 yılında Trabzon'un Çaykara İlçesinde doğdum. İlk ve orta öğrenimimi Hatay'ın Kırıkhan İlçesinde tamamladım. 1982 yılında girdiğim İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesinden 1986 yılında mezun oldum. 1987 yılında İstanbul Barosu nezdinde avukatlık stajımı tamamlayarak "avukatlık ruhsatnamesi" aldım. 1988 yılı Mayıs ayında KTÜ-İİBF'de "araştırma görevlisi" statüsünde akademik mesleğe ve kamu görevine intisap ettim. 1991 yılında İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Özel Hukuk Yüksek Lisans programından mezun oldum ve aynı yerde doktora programına başladım. 1995 yılında doktora çalışmalarımı başarı ile tamamlayarak "özel hukuk" alanında "doktor" unvanını elde ettim. 08.03.1995 tarihinde KTÜ-IIBF'de "yardımcı doçent" kadrosuna atandım. Mart 1999 ile Temmuz 2000 tarihleri arası nda, Hava Kuvvetleri Komutanlığı Adli Müşavirliği emrinde yedek subay olarak askerlik görevimi tamamladım Halen KTÜ-İİBF Ticaret Hukuku Ana Bilim Dalında öğretim üyesi olarak görevimi
sürdürmekteyim.

YAYIN LANMIŞ KİTAPLARIM:

1. Kooperatif Yönetim Kurulu Üyelerinin Hukuki Sorumluluğu, Türk Kooperatifçilik Kurumu
Yayınları, No:78, Ankara 1991.
2. Ticaret Hukuku Ders Kitabı, 5. Baskı, Trabzon 2001.
3. Hukukun Temel Kavramları
Ders Kitabı, 2. Baskı, Trabzon 2000.
4. Borçlar Hukuku Ders Kitabı, 2. Baskı, Trabzon 2000 (Ögr. Gör. Av.Cemal GENÇ ile birlikte)
5. Türk Hukukunda Bilirkişilik ve Bilirkişi Raporu Örnekleri, Beta Yayinevi, İstanbul 2001.

20 Haziran 2010 Pazar

Yusuf Bolat hayatı Kırım Türk Edebiyatı

Yusuf Bolat hayatı hakkında bilgileri bu konuda bulabilir ve istediğiniz bilgiye ulaşabilirsiniz. ( 1909)- (1986)
Kırım Türk Edebiyatı

Kırım Türk Edebiyatı'nda İkinci Dünya Savaşından önce tiyatro türünde eserler yazan Yusuf Bolat (1909-1986), bu dönemde Roman, hikaye ve tiyatro eserler yazmıştır.

Yazarın "Saf Yürekler" (1962), "Anife" (1969) ve bu eserin devamı olan "Sadakat" (1979) isimli romanları, Kırım Türkçesini canlandırması bakımından Kırım Edebiyatında oldukça önemli bir yer tutmaktadır.

Yusuf Bolat'ın 1941 yılında "Sovyet Edebiyatı" dergisinde neşredilen "Alim" romanının devamı olan "Alim Atka Mindi" romanı 1980'de "Yıldız" dergisinde neşredilmiş, 1983 yılında ise kitap halinde basılmıştır. Bu eser Sovyet dönemindeki Kırım Türk Edebiyatının ilk tarihi romanıdır.

Yazarın "Zoraki Kelin" isimli komedi türünde yazılmış eseri Kırım Türklerinin kurduğu müzik ve gösteri gurubu tarafından oynanmıştır. "Dubaralı Toy" isimli müzikal oyunu ise, Özbek Türkçesine aktarılmıştır. 1974 yılında "Toy Devam Ete" isimli tiyatro eserlerini topladığı kitabı neşredilmiştir. Ayrıca "Ömür ve Ezgiler" (1984) isimli eserin içinde hikayelerinin yanında tiyatro eserleri de bulunmaktadır.
Kırım Türkleri Edebiyatı Yrd.Doç.Dr. Zühal Yüksel kirimdernegi.org.tr

18 Haziran 2010 Cuma

Yafevune Abdul hayatı

Yafevune Abdul hayatı bu konuda bulabilirsiniz.
Adige şair ve yazar. 1938 yılında Ürdün'de Suveyleh köyünde doğdu. Maddi imkansızlık yüzünden yüksek öğrenim yapamadı ve orduya katıldı. 1956 Arap-İsrail savaşında yaralandı ve madalya aldı. 1960 yılında ordudan ayrıldı. Elektrikçilikle yaşamını kazanırken bir yandan da Çerkes Kültür Derneklerinde çalıştı. İlk şiirlerini bu yıllarda yazmaya başladı. 1965 yılında Ürdün'ü terk ederek atalarının yurdu Kafkasya'ya yerleşti.

Halen Kaberdey-Balkar Cumhuriyeti'nde yaşamakta ve yerel basında yazıları yayınlanmaktadır. Çerkes sürgünlerinin yabancı topraklardaki yaşamını anlatan ve Kafkasya'ya dönüş ülkülerini idealize eden "Fvexuis Syxeku" (Selam Sana Yurdum!, Nalçik 1959) anadilinde yayınlanan ilk şiir kitabıdır.

13 Haziran 2010 Pazar

Genç osmanın hayatı

Genç osmanın hayatı bu yazıda yer almaktadır.

Osman (Genç Osman) ( 27.09.1604)- (18.04.1622)
Osmanlı sultanlarının onaltıncısı ve İslam halifelerinin seksenbirincisi.

Saltanatı: 1618-1622
Babası: I. Ahmed Han - Annesi Mahfiruz Hadice Sultan
Doğumu: 3 Kasım 1604 Şehit edilmesi:20 Mayıs 1622

1604 senesinde İstanbul'da doğdu. İyi bir eğitimle yetiştirildi. Arapça, Farsça, Latince, Yunanca, İtalyanca gibi doğu ve batı dillerini öğrendi. Kuvvetli bir edebiyat, tarih, coğrafya ve matematik tahsili gördü. 26 Şubat 1618 günü babasının yerine tahta geçen amcası I. Mustafa'nın rahatsızlığı yüzünden tahtı bırakmaya mecbur olması üzerine Osmanlı sultanı oldu.

İkinci Osman'ın tahta çıkışının ilk aylarında İran ile barış antlaşması imzalanarak harbe son verildi. Böylece doğu sınırını emniyet altına alan genç Osmanlı sultanının hedefi memleketi 1617'den beri uğraştıran Lehistan meselesini halletmekti. Bu sırada Boğdan voyvodası Gratiani de Osmanlı'ya karşı cephe almıştı. İhaneti üzerine azledilen Gratiani Lehistan'a sığındı ve büyük destek gördü. Bu devletten aldığı 50-60 bin kişilik bir kuvvetle Osmanlı topraklarına saldırdı. Ancak Özi beylerbeyi olan İskender Paşa, süratle harekete geçip bu kuvvetleri Turla nehrini geçerken imha etti. Düşmen ordusundan 120 top ile arabalar dolusu zahire ganimet olarak alındı.

Diğer taraftan Sultan Osman, Lehistan'ı ele geçirip, Baltık denizine çıkmak, orada bir donanma kurarak, Atlas okyanusuna geçip Avrupa hristiyanlığını, hem Akdeniz, hem okyanus donanmalarıyla çember içine almak gayesiyle 21 Mayıs 1621'de Cuma namazını kıldıktan sonra sefere çıktı. 1 Eylül 1621'de Hotin önüne varıldı ve kale derhal kuşatma altına alındı. Ancak 35 gün devam eden muharebelerde kale birkaç defa düşmek durumuna geldi ise de yeniçerilerin itaatsizliği ve devlet adamları arasındaki geçimsizlikler, kesin neticenin elde edilmesine mani oldu. Ancak Nogay tatarlarının beyi Kantemir Mirza ile Kırım hanının oğlu Nurettin, Lehistan içlerine kadar akınlarda bulunarak pek çok ganimetle döndüler. Neticede kış mevsiminin gelmesi üzerine Lehistan'la barış yapılarak geri dönüldü.

Lehistan seferinde tam muvaffakiyet elde edemeyen Sultan, bunun sebebinin askerlerin gayretsizliği olduğuna inanıyor ve bazı ıslahatlar yapmak istiyordu. Kapıkulu ocaklarını kaldırarak ,yerine Anadolu, Suriye ve Mısır Türklerinden müteşekkil, sadece askerlikle uğraşan, padişahın emirlerine itaat eden bir ordu kurmak istiyordu. Aynı zamanda saray harem ve ilmiye teşkilatlarında da esaslı değişiklikler düşünüyordu. Ancak onun bu ıslahat fikirlerine kapıkulu ocakları açıkça karşı çıkıyor, ilmiye sınıfı da çekimser davranıyordu. Nitekim Padişah'ın hacca gitme arzusunu bahane eden yeniçerilerle sipahiler ayaklandılar. Öncelikle Padişah'ın hacca gitmekten vazgeçmesi isteğiyle başlatılan isyan, daha sonra bazı devlet adamlarının kellesinin istenmesiyle büyüdü. Neticede Sultan Osman Han'ın hal'i ve Sultan Mustafa'nın ikinci defa tahta geçirilmesiyle son buldu.

İsyan sırasında Sultan Osman'ı ele geçiren caniler, reva gördükleri ağır ve kötü sözlerle Orta Cami'ye götürerek orada hapsettiler. Genç Padişah'ın maruz kaldığı hakaretin haddi hesabı yoktu. Yaptıkları eza ve cefa onu boynu bükük ve perişan bir hale koymuştu. İkinci Osman Han, kendisine eziyet eden ocak ağalarına karşı ağlayarak; "Dün sabah padişah-ı cihan idim, şimdi uryan kaldım; merhamet edip halimden ibret alın; dünya size dahi kalmaz; hangi padişahın kulları padişahlarına bu ihaneti ettiler" diyerek yalvardı ise de, bu sizlerin caniler üzerinde hiçbir tesiri olmadı.

Daha sonra Yedikule'ye getirilen II. Osman Han'a karşı vezir-i azam Davut Paşa'nın tertibiyle on bir cellat saldırdı. Genç Osman, güçlü kuvvetli olduğundan bunlarla uzun müddet boğuştu ise de, içlerinden birisinin omzuna vurduğu bir balta darbesi ile yere yıkıldı ve boğularak şehit edildi (20 Mayıs 1622).

Sultan II. Osman Han, heybetli, yüksek himmet sahibi, yiğit, fevkalade iyi bir binici, silah ve harp aletlerini kullanmakta pek mahir bir padişah idi. Şecaat ve binicilikte akranı pek az olup, güzel tavırlı idi. Gençliğinin en parlak günlerinde tahta çıkıp, tecrübeli, akıllı ve sadık bir yakınına malik olmayışı, kendisine bu hazin sonu hazırlamıştır. Zira yapmayı düşündükleri uzun zaman isteyen ve ancak yetişmiş bir kadro ile mümkün olabilirdi. Sultan Genç Osman dini ilimler yanında fenni ilimleri de tahsil etmişti. Ayrıca Farisî mahlasıyla yazdığı şiirlerinin toplandığı divanı vardır.

30 Mayıs 2010 Pazar

iyinet frmtr trkygnclr webmaster seo yarışması Yafevune Abdul

Yafevune Abdul ( 1938)
Adige şair ve yazar. 1938 yılında Ürdün'de Suveyleh köyünde doğdu. Maddi imkansızlık yüzünden yüksek öğrenim yapamadı ve orduya katıldı. 1956 Arap-İsrail savaşında yaralandı ve madalya aldı. 1960 yılında ordudan ayrıldı. Elektrikçilikle yaşamını kazanırken bir yandan da Çerkes Kültür Derneklerinde çalıştı. İlk şiirlerini bu yıllarda iyinet frmtr trkygnclr webmaster seo yarışması yazmaya başladı. 1965 yılında Ürdün'ü terk ederek atalarının yurdu Kafkasya'ya yerleşti.

Halen Kaberdey-Balkar Cumhuriyeti'nde yaşamakta ve yerel basında yazıları yayınlanmaktadır. Çerkes sürgünlerinin yabancı topraklardaki yaşamını anlatan iyinet frmtr trkygnclr webmaster seo yarışması ve Kafkasya'ya dönüş ülkülerini idealize eden "Fvexuis Syxeku" (Selam Sana Yurdum!, Nalçik 1959) anadilinde yayınlanan ilk şiir kitabıdır.

23 Mayıs 2010 Pazar

iyinet frmtr trkygnclr webmaster seo yarışması

iyinet frmtr trkygnclr webmaster seo yarışması
Paketteki son çekirdekleri de çitledikten sonra elindeki su şişesini de iyice dikti tepesine.Son yudumuna kadar içti…ağzını koluyla silerekağaç dibine oturmuş adama doğru baktı.Buraya geldiğinden beri gözü ister istemez ona kayıyordu.Ne yapıyordu orada.elindeki neydi?Elini açarak ne istiyor? diye düşünmeden edemedi.
Yavaşça yerinden kalktı kararlı adımlarla adama doğru ilerlemeye başladı.
Adam yan dönmüş birazda kafasını öne eğmiş sankiuyukluyor gibi durmaktaydı.Hala elinde sıktığı yada tuttuğu bir şey vardı..Kıyafeti dikkatini çekti…meraklı gözlerle adımlarını yavaşlatarak yanına gidene kadar iyice inceledi dikkatle.Ayağında kalınsağlam asker postalına benzer bir botpantolonu kumaşından anladığı kadarıyla kaliteliüzerindeki kabanda pek öyle yıpranmış falan değildi.İçindeki boğazsız kazak oldukça gösterişliydi.Yaklaştıkça belirginleşen yüzü sakalı saçıkıyafeti sanki uzaklardan biraz önce ayyaş berduştinerci diye iyinet frmtr trkygnclr webmaster seo yarışması
düşündüğü adamçok farklı bir görünüm almaya başlamıştı gözünde.
Bir an duraksadıdurdu…Baktı kaldı öylece bir müddet.
-Ne kadar da babamı andırıyor. dedi.Birkaç adım daha yaklaştı. Adam elli yaş civarındaydı.Şakaklarına düşmüş beyazlarıbirkaç günlük sakalıylakendi alemindeydi iyinet frmtr trkygnclr webmaster seo yarışması
oysa.Derinlere dalmışdüşünmekteydi.
-Hayır dedi yine.Bu sadece benzerlik.Biraz daha yaklaştı…yakınlaştı…
-Ya O’ysa! Dedi Ya O’ysa…Adımlarını iyice yavaşlattı
-Belkide değil dedi sessizce.
En son ne zaman görmüşen son ne zaman dokunmuşen son ne zaman kucağına oturmuşen son ne zaman koklamış öpmüştü…Kocaman ellerini hatırladı ondan geriye.İri ellerindeuzun parmaklarıparmak boğumlarındaki kemik çıkıntılarıyla…Kendi elerine baktı.Hatta biri ile diğerine dokunduparmaklarını sıktıuzunluğuna baktı. Çenesini yüzünü sıvazladı.Sanki O’ndan izler aradı…
Ya O’ysa…yok canım o değildir ikilemleriyle iyice yaklaştıyaklaştı.Aşağı yukarı elliyirmi…on metre..
Yaklaştıkça “Belki de değil” diyordu..Ama neden ona doğru ilerlediğini?yaklaşık bir saatten beri neden bu adamdan gözlerini alamadığını? düşünmeye başladı…Tilkiler son sürat dönüyorkoşuyor kaçıyor ama kuyrukları bir birine değmiyordu.
Soruları vardı yıllar yılı biriktirdiğiyüksek sesle sorulacak.Acaba dedi zaman hesaplaşma zamanı mı?Oysa ilk gördüğü yerde demişti yıllar yılı kendine.….
-Hayır dedi…sıradan biri…O değil..Kesin değil…Sadece el kol hareketleri yapan biridikkatini çekti.O kadar. Yaklaştıkça terlemeye başladıellerini kavuşturduadımları dolaştı…nefesi tıkandı…
Bağırış çağırış komşuların kapıyı yumruklayıp açın açın diye yalvaran seslerle haykırışları yapmayındurun diye çoğalaninleyenağlayan sesler…feryatlar…
-Ya O’ysa dedi ve dönüp gitti…
Hesaplaşamadı.
Belki değildi…
Mozan Aras
10Ekim2007

18 Mayıs 2010 Salı

Abdulla iyinet frmtr trkygnclr Latifzade webmaster seo yarışması

iyinet frmtr trkygnclr webmaster seo yarışması

1891 yılında doğdu . Edebi çalışmalarına 1917 inkılabından önce "Tercüman" gazetesinde başladı. İnkılaptan sonra da edebi çalışmalarına devam etti. Düşüncelerini sade bir dille anlattı.

Abdulla Latifzade'nin "Ömür", "Şaire", trkygnclr webmaster "Şairin Ruhu", "Közaydın", "Baar Türküsü", "Ahır Zaman Kuşu", "Hayırsız Tüş", "Mücde" gibi şiirleri Kırım edebiyatına konu ve iyinet frmtr şekil bakımından büyük yenilikler getirdi. Sade bir dille yazdığı şiirleri okuyucuda derin bir tesir bıraktı. 1928 yılında, şiirlerini toplayarak, "Yeni Saz" ismindeki kitabında trkygnclr webmaster yayınladı. Alfabe ve terminoloji komisyonlarında iyinet frmtr çalıştı. Okullarda garp edebiyatı dersleri de vermiştir.

Kırım kültürüne, dil ve edebiyat konularında yazdığı trkygnclr webmaster makalelerle de hizmet etti. 1927'de yazdığı "Kırım Tatar Edebiyatının Kısa Obruzı" isimli makalesinde Umer İpçi, Mahmut Nedim, Cafer Gafar, Ziyaddin Cavtöbeli,Eşref Şemizade iyinet frmtr gibi şair ve ediplerin eserlerini de inceleyerek, Kırım edebiyatının gelişmesini yorumladı.

Birkaç sene oynanan "Ömer Baari" adlı piyesi yazdı. Kırım trkygnclr webmaster dramatoloji sanatının gelişmesinde de önemli rol oynadı. iyinet frmtr 1938 yılındaki toplu sürgün ve idamlar sırasında, bir çok Kırımlı yazar ve şair gibi öldürüldü.

Kaynak:
iyinet frmtr trkygnclr webmaster seo yarışması

10 Mayıs 2010 Pazartesi

iyinet frmtr trkygnclr webmaster seo yarışması

iyinet frmtr trkygnclr webmaster seo yarışması
Mahkeme salonunda seksenlerindeki yaşlı çiftin durumu içler acısıydı. Adam inatçı bakışlarla Nine'nin ağlamaktan iyice çukurlaşmış gözleri ve keskin çizgileriyle bıkkın bakışlarını süzüyordu. Ve Hakimin tokmak sesiyle sustu uğultu ve tok sesiyle, sözü yaşlı kadına verdi:

'Anlat teyze neden boşanmak istiyorsun?'

Yaşlı kadın derin bir nefes çektikten sonra baş örtüsüyle ağzını aralayıp, kısılmış sesiyle konuşmaya başladı:

'Bu herif yetti gari, 50 yıldır bezdirdi hayattan...'

Sonra uzunca bir sessizlik hâkim oldu mahkeme salonunda. Sessizlik bu tür haberleri her gün manşet yapan gazetecilerden birinin flaşıyla bozuldu. Kimbilir nasıl bir manşet atacaklardı yaşanmış 50 yılın ardından... Çok sayıda gazeteci izliyordu davayı; kadın neler diyecekti... Herkes onu dinliyordu... Yaşlı kadın gözleri dolu dolu devam etti:

'Bizim çok sevdiğim bir sedef çiçeğimiz vardı. O bilmez... 50 yıl önceydi. O çiçeği bana verdiği çiçeklerin arasından kopardığım bir yaprağı tohumlamıştım, öyle büyüttüm. Yavrumuz olmadı; onları yavrum bildim. Bir süre sonra çiçek kurumaya başladı. O zaman adak adadım. Her gece güneş açmadan önce bir tas suyla suluyacağım onu diye. İyi gelirmiş dedilerdi... 50 yıl oldu, bu herif bir gece kalkıp bir kere de bu çiçeği ben suluyayım demedi... Ta ki geçen geceye kadar. O gece takatim kesilmiş, uyuyakalmışım... Ben böyle bir adamla 50 yıl geçirdim. Hayatımı, umudumu herşeyimi verdim. Ondan hiçbirşey göremedim. Bir kerecik olsun, benim bildiğim görevlerden birisini yapmasını bekledim. Onsuz daha iyiyim, yemin ederem.'

Hakim, yaşlı adama dönerek;

'Diyeceğin bir şey var mı baba?' dedi.

Yaşlı adam bastonla zor yürüdüğü kürsüye. O ana kadar suçlanmış olmanın utangaçlığını hissettiren yüz ifadesiyle hakime yöneldi:

iyinet frmtr trkygnclr webmaster seo yarışması köşkünde bahçevan olarak yaptım, o bahçenin görkemli görünümüyle büyümesi için emeklerimi verdim. Fadimemi de orada tanıdım, sedefleri de... Ona en güzel çiçeklerden buketler verdim. O çiçeklerle doludur bahçesi. İlk evlendiğimiz günlerin birinde boyun ağrısından onu hekime götürdüm. Hekim çok uzun süre uyanmadan yatarsa boynundaki kireç sertleşir, kötüleşir dedi. Her gece uykusunu bölüp, uyansın, gezinsin dedi. Hekimi pek
dinlemedi bizim hatun, lafım geçmedi. O günlerde tesadüf bu, çiçek kurudu. Ben ona 'gece sularsan geçer' dedim. Adak dilettim. Her gece onu uyandırdım. Ve onu seyrettim. O sevdiğim kadının yavrusu bildiği çiçekleri sularken seyrettim. Her gece o çiçek ben oldum sanki.' dedi adam, o yaştaki bir adamdan beklenmeyecek ifadelerle. 'Her gece o yattıktan sonra uyandım. Saksıdaki suyu
boşalttım. Sedef gece sulanmayı sevmez, iyinet frmtr trkygnclr webmaster seo yarışması Geçen gece de yaşlılık ben de uyanamadım. Uyandıramadım... Çiçek susuz kalırdı amma, kadınımın boynu yine azabilirdi. Suçlandım. Sesimi çıkartamadım...'

O an Mahkeme salonunda herşey sustu... iyinet frmtr trkygnclr webmaster seo yarışması

9 Mayıs 2010 Pazar

iyinet frmtr trkygnclr webmaster seo yarışması

iyinet frmtr trkygnclr webmaster seo yarışması
Tedavi Bitmişti Ama
Onu ilk gördüğümde 17 yaşındaydım. O ise 20. Akıl hastanesine ziyarete gitmiştim. Arkadaşım zorla götürmüştü. Bahçedeydi... Kıştı. Onun üzerinde sadece tişört vardı. Dikkatimi çekmişti. Herkesin yanında birileri vardı o yalnızdı.

Yanına gidip adını sordum, sohbet etmeye başladım. iyinet frmtr trkygnclr webmaster seo yarışması Konuşmuyordu, benimle hiç ilgilenmiyordu. Bu daha da dikkatimi çekmişti. Üzerine gidiyordum ama boşunaydı. Hiç konuşmuyordu. Çok etkilemişti beni... Daha sonra her gün yanına gitmeye başladım. Benimle az da olsa konuşmaya başlamıştı. iyinet frmtr trkygnclr webmaster seo yarışması Doktoru onun durumunun hiçte iyi olmadığını, ailesini trafik kazasında kaybettikten bu hale geldiğini anlattı ve onla bu kadar neden ilgilendiğimi sordu. Cevap veremedim. Sanırım beni etkilemişti ve seviyordum onu. Onu etkilemeyi sonunda başarmıştım. Okul çıkış saatimi sabırsızlıkla beklediğini söylemişti. Beni görmeden mutlu olmadığını anlatmıştı. 1 yılda gülümsetmeyi başartmıştım ona.
Bana ilk “ Seni Seviyorum” dediğinde de tanışmışlığımızın üzerinden 1,5 sene geçmişti. Gülüyorduk el ele dolaşıyorduk bahçede. Doktoru bile şaşırmıştı bu duruma. Artık psikoloji tedavisi bitmiş sadece ilaç tedavisi uygulanıyordu. Buda bizi çok mutlu ediyordu.
Ailemin ondan haberi vardı. Ama onu sadece benim ilgilendiğim bir hasta olarak iyinet frmtr trkygnclr webmaster seo yarışması görüyorlardı. Oysa biz sevgiliydik. Sözlendik. Yüzüklerimizi doktoru taktı. 2 yıl sonra ailem her şeyi öğrendi. Ondan ayrılmamı istediler. Çünkü o hastaydı. Bir hafta beni eve kapattılar. Artık mavişimin yanına gidemiyordum.
Günün birinde evden kaçıp yanına gittim. Hastanede yoktu. Beni iki gün iyinet frmtr trkygnclr webmaster seo yarışması beklemiş ben gelmeyince de kendi isteğiyle hastaneden ayrılmış. Bir ay boyunca eve kapandım. Kimseyle konuşmuyordum yemek bile yemiyordum. Bir arkadaşım mavişimi yolda görmüş oda benim ev adresimi almış. Bir gün mavişim ellerinde çiçeklerle evimizin önüne geldi. Annemi kandırıp bir hafta birlikte tatile çıktık. Artık onundum. Tüm kalbimle ve bedenimle...Ailem ne yazık ki kararından vazgeçmiyor ve onu istemiyor. Şu an o yanımda yok. Ailem beni Antalya’ ya gönderdi. O da İstanbul’ da. Buraya gelmesi imkansız. Üçüncü senemizdeyiz ve 4 aydır ayrıyız. Haberini arkadaşlarımdan alıyorum. Yine hastaneye düşmesinden korkuyorum. Ne yapacağımı bilmiyorum. Ama bildiğim tek şey var. Onu çok seviyorum.iyinet frmtr trkygnclr webmaster seo yarışması

23 Nisan 2010 Cuma

Ermenistan iyinet frmtr trkygnclr webmaster seo yarışması ile uzlaşma askıda

Ermenistan ile uzlaşma askıda



1915 iyinet frmtr trkygnclr webmaster seo yarışması olaylarının yıldönümü öncesinde Erivan normalleşme sürecini askıya aldı. Gözler Obama’nın vereceği mesajda. Uzman Hugh Pope’a göre 1915'in siyasileştirilmesi, milliyetçileri güçlendiriyor, çözümü güçleştiriyor.

Ankara ile Erivan arasındaki ilişkileri iyinet frmtr trkygnclr webmaster seo yarışması normalleştirme çabaları, 24 Nisan'ın yıldönümü öncesinde donduruldu.

Türk ve Ermenistan cumhurbaşkanlarının 2008 yılında “futbol diplomasisi” ile başlattıkları, iki ülke arasında geçen yıl imzalanan protokollerle hız kazanan yakınlaşma sürecinin dün yapılan açıklamalarla askıya alınması, uzlaşma umutlarına darbe vurdu.


Uluslararası Kriz Grubu’nun (ICG) Türkiye Direktörü Hugh Pope
Ünlü düşünce kuruluşu Uluslararası Kriz Grubu'nun (ICG) Türkiye Direktörü Hugh Pope'a göre, sürecin büyük darbe almasının nedeni Türkiye'nin öne sürdüğü Dağlık Karabağ'da çözüm koşulu, diğer taraftan Ermenistan liderliği üzerinde diaspora ve milliyetçi grupların baskısı.

“Türkiye, Ermenistan ile imzalanan protokolleri iyinet frmtr trkygnclr webmaster seo yarışması Dağlık Karabağ sorunu ile bağlantılandırarak yanlış hesap yapmış gözüküyor” diyen Pope, “Türk hükümeti bu yolla, Dağlık Karabağ sorunun çözümünde büyük bir aşama kat edilmesini bekliyordu. Ancak bu ilerleme sağlanamadı. Diğer taraftan tabii ki Ermenistan'da da yönetim büyük bir milliyetçi baskı altında kaldı. Bunlar sürece zarar verdi” görüşünü kaydetti.

iyinet frmtr trkygnclr webmaster seo yarışmasıTürkiye'nin Ermenistan ile diplomatik ilişki kurmasını ve sınır kapılarını açmasını öngören protokoller geçtiğimiz yıl Ekim ayında imzalanmıştı. Ancak protokoller parlamentolarda onaya sunulamadı ve süreç askıya alındı.

Ankara üzerinde Azerbaycan baskısı

10 Ekim 2009'da Zürih'te imzalanan protokoller, Ankara'nın yakın müttefiki olan ve Dağlık Karabağ toprakları Ermeni işgali altında bulunan Azerbaycan'ın büyük tepkisine yol açmıştı. Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan da bunun üzerine Dağlık Karabağ sorununun çözümünde ilerleme olmadan, sınır kapılarının açılmayacağı sözünü vermişti.

Yaşanan anlaşmazlıklar Erdoğan ile Ermenistan Devlet Başkanı Serj Sarkisyan'ın önceki hafta Washington'da yaptıkları görüşmede de giderilemedi. Bunun üzerine Sarkisyan, 22 Nisan Perşembe günü ulusa sesleniş konuşmasında, protokollerin onaylanması sürecini durdurduklarını açıkladı.

Erivan'ın iyinet frmtr trkygnclr webmaster seo yarışması bu adımının, Ermenistan'da soykırımı anma günü olarak kutlanan 24 Nisan'dan iki gün önce gelmesi dikkat çekti. Gelişmeler gözlerin, Türkiye ile Ermenistan iyinet frmtr trkygnclr webmaster seo yarışması arasında uzlaşma için yoğun çaba gösteren ABD'ye çevrilmesine yol açtı.

Obama soykırım diyecek mi?



Son gelişmelerle birlikte 24 Nisan'ın yıldönümünde ABD Başkanı Barack Obama'nın yayımlayacağı mesajın önemi daha da arttı.

Uluslararası Kriz Grubu uzmanı Hugh Pope, her yıl 24 Nisan'da Amerikan başkanlarının mesajı konusunda yaşanan diplomatik tartışmalar ve telaşın artık bir “parodiye” dönüşmekte olduğunu belirterek şu yorumu yaptı:

“Obama da diğer Amerikan başkanları gibi yapacaktır. Tarihte yaşananları güçlü ifadelerle kınayacaktır, ancak soykırım sözcüğünü kullanmadığı için bu Türkiye'de rahatlama yaratacaktır. Bu çok paradoksal bir konu. 1915'teki olaylar bir katliamdı. Bunu, bu konuyu çalışan herkes biliyor. Bunu her sene tekrarlamaya gerek yok. Ama işin siyasi önemi, kullanılacak ifadelerin önemi nedeniyle bu konu neredeyse bir parodiye dönüşmüş durumda. Bu konu ne yazık ki çok fazla siyasileştirildi”




“Konu tarihçilere bırakılmalı”

1915 yılında yaşanan katliam, yıllardır Avrupa ülkelerinde ve dünya genelinde parlamentoların gündemine geliyor ve soykırım kınama kararları alınıyor. Bu kararlara gerekçe olarak da Türkiye'nin tarihi gerçekleri inkâr etmesi gösteriliyor.

Hugh Pope, bu siyasi girişimlerin iyinet frmtr trkygnclr webmaster seo yarışması tarihsel gerçekliğe ışık tutmadığı gibi Türkiye ile Ermenistan arasında uzlaşma çabalarına da yardımcı olmadığı görüşünde. Türkiye'yi ve bölgeyi yakından tanıyan deneyimli gazeteci şu değerlendirmeyi yapıyor:

“Bu girişimler Türkiye'yi baskı altına iyinet frmtr trkygnclr webmaster seo yarışması alıyor. İnsanlar baskı altına alındıklarında, daha az esnek olurlar. 10 yıl öncesiyle karşılaştırıldığında Türkiye bugün çok daha açık bir toplum ve 1915'te neler yaşandığını tartışmaya açık. Bu da büyük ölçüde pozitif bir atmosfer sayesinde sağlandı. Ne yazık ki şimdi bu parlamentolardaki girişimler, bir anlamda tarih hakkında yargıda bulunma girişimleri, hem Türkiye'de hem Ermenistan'da milliyetçileri güçlendiriyor. Bu da sorunun çözümünü daha da güçleştiriyor…Konu tarihçilere bırakılmalı”

1915 olayları bugüne kadar yaklaşık 18 ülke parlamentosunda soykırım olarak tanımlandı ve kınandı. Ermeni tarihçiler, yaklaşık 1,5 milyon Ermeninin soykırımda öldürüldüğünü iddia ediyor. Ankara ise Birinci Dünya Savaşı koşullarında silahlanan Ermeni çetelerin güvenlik için tehdit oluşturduğunu, Ermeni tehciri sırasında katliamlar yaşandığı ancak soykırım iyinet frmtr trkygnclr webmaster seo yarışması olmadığını kaydediyor. Türk tarihçilere göre tehcir sırasında 300 binden fazla Ermeni yaşamını kaybetti.

Türkiye-Ermenistan ilişkileri



1973-1984 yıllarında bazı silahlı Ermeni örgütleri ve ASALA'nın terör eylemleri sonucunda çoğu diplomat 41 Türk vatandaşı yaşamını yitirmiş, ve bu suikastler Türk kamuoyunda büyük infial uyandırmıştı.

Türkiye,1990'lı yılların başında iyinet frmtr trkygnclr webmaster seo yarışması ise SSCB'den ayrılan Ermenistan'ı tanıyan ilk ülkelerden biri olmuştu. 90'ların başlarında Levon Ter-Petrosyan'ın devlet başkanlığı sırasında ilişkileri normalleştirme yönünde atılan adımlar, sonraki iyinet frmtr trkygnclr webmaster seo yarışması yıllarda sürdürülememiş, Dağlık Karabağ işgali ile de ilişkiler kopmuştu.

Uzun bir aradan sonra Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün, 2008 yılında Sarkisyan’ın daveti üzerine Ermenistan-Türkiye milli futbol maçını izlemek üzere Erivan'a gitmesi, futbol diplomasisi olarak adlandırılan yeni bir süreci başlatmıştı. İlişkileri normalleştirmeyi öngören protokoller de 10 Ekim 2009'da Zürih'te imzalanmıştı.

Son aylarda yaşanan anlaşmazlıklar nedeniyle askıya alınan protokoller, taraflarca reddedilmiş değil.

Uluslararası Kriz Grubu’nun (ICG) Türkiye Direktörü Hugh Pope, protokollerin kısa sürede yeniden onay sürecine girmesini beklemese de, geleceğe ilişkin olarak karamsar değil. Deneyimli gazeteci-yazar şu yorumu yapıyor:

“Kısa dönemde çok güç olacak. Ancak her iki taraf iyinet frmtr trkygnclr webmaster seo yarışması da kapıyı açık tutuyor. Ermenisten Devlet Başkanı da Türk Cumhurbaşkanı da kapıyı açık tutuyor. Bu çok önemli. Uzun müzakereler sonrasında imzalanmış olan bu protokoller, geleceğe ilerlemek için en iyi zemini oluşturuyor. Belki adım adım ilerlenebilecek yeni bir formül bulunabilir. Hepimiz biliyoruz. Her yıl 24 Nisan'da her iki tarafta da milliyetçilerin sesi çok çıkar. Ancak sonra bu tansiyon düşer. Her iki tarafta da iyi niyet sahibi yetkililer var. Onların yeniden harekete geçmesini bekliyorum.”

9 Nisan 2010 Cuma

İzmir Yangını'nda Geri Adım Attılar

Uluslararası İzmir Araştırmalar Merkezi Genel Yönetmeni Yaşar Aksoy, CNBC-e kanalında 18 Nisanda gösterime girecek olan ''The Pacific'' dizisinde ''İzmir Yangını''nı anlatan diyaloğun gelen tepkiler üzerine yayımlanmayacağının açıklandığını bildirdi.

iyinet frmtr trkygnclr webmaster seo yarışması

Dünyanın 1 numaralı zayıflama formülü
Aksoy,''The Pacific dizisinin 3. bölümündeki bu diyaloğun Türk kamuoyunu rencide etmesi, tarihi gerçeklerle çelişmesi ve yayımlanmaması durumunda dizinin konu bütünlüğünü bozmaması sebebiyle bu sahnenin çıkartılacağını kamuoyuyla paylaşmak isteriz. Ayrıca CNBC-e yönetimi olarak, bu sahne ve niyetle ilgili rahatsızlığımızı, yapımcı şirket HBO'ya, NTV tarih danışmanlarının hazırladığı ekteki mektubu göndererek paylaştığımızı kamuoyuna saygıyla duyururuz'' denildiğini kaydetti.iyinet frmtr trkygnclr webmaster seo yarışması

18 Nisanda yayına girecek olan dizide, Kurtuluş Savaşı'ndan sonra ''İzmir'i Türk'lerin yaktığı'' iddiasının yer alması üzerine duyarlı Türk basınının anında tepki göstermesi ve internette dalga dalga yayılan, ciddi belgelere dayanan protesto mesajlarının bu sonucu doğurduğunu anlatan Aksoy, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Duyarlı milletvekillerimizi, duyarlı halkımızı ve özellikle İzmirlileri harekete geçirmesi üzerine ilgili televizyon kanalından bu iftiranın çıkarılması, her şeyden önce İzmir'i Türklerin yakmadığına dair İtfaiye Müdürü Paul Greskoviç, Amerikan Yardım Komisyonu Başkanı Mark Prentis ve Fransız Amiral Dumessnill raporlarının doğruluğuna ve gerçekliğine dayanmaktadır.iyinet frmtr trkygnclr webmaster seo yarışması

Raporlarda 13-15 Eylül tarihleri arasında İzmir'i yakan güçlerin Ermeni çeteleri olduğunu açıkça belirtilmiştir. Türkiye ve güzel İzmirimize yapılan bu saldırının başka yönlerden başka çevreler vasıtası ile devam ettirileceğine inanıyorum. Bu bakımdan Dışişleri Bakanlığımız, duyarlı medyamız, bilim adamlarımız ve halkımız, İzmir'i Türklerin yakmadığı konusunda hazırlıklı olmalıdır.'iyinet frmtr trkygnclr webmaster seo yarışması

30 Mart 2010 Salı

Seo nedir

SEO Nedir?
Arama Motoru Doktorları
SEO, "search engine optimizer" (arama motoru doktoru) teriminin kısaltmasıdır. Birçok SEO, web sitesi sahiplerine metin yazmaktan site düzenleme önerilerinde bulunmaya ve sitenin gönderilebileceği ilgili dizinleri bulmaya yardımcı olmaya kadar birçok yararlı hizmet sunmaktadır. Ancak, etik davranmayan bazı SEO'lar, saldırgan pazarlama çalışmaları ve arama motoru sonuçlarını dürüst olmayan bir şekilde değiştirme girişimleri yüzünden sektöre gölge düşürmüştür.

Google'ın hiçbir SEO ile ilişkisi yoktur ve bu konuyla ilgili herhangi bir öneride bulunmamaktadır. Ancak, sitenizi geliştirecek bir SEO ile arama motoru sonuçlarından tümüyle çıkarılma olasılığınızı artırma dışında bir işe yaramayacak SEO'ları birbirinden ayırmanıza yardımcı olacak birkaç ipucu verebiliriz.

Sebepsiz yere size e-posta gönderen SEO firmalarından sakının.
İşin ilginci, bu spam e-postalardan biz de alıyoruz:

"Sayın google.com.tr,
Web sitenizi ziyaret ettik ve büyük arama motorlarının ve dizinlerinin çoğunda gösterilmediğinizi fark ettik..."
"Gece kilo vermeye" yarayan diyet haplarına veya görevden alınmış diktatörlerden gelen ve para transferine yardımcı olmanızı isteyen ricalara karşı şüphe duyduğunuz kadar, arama motorlarıyla ilgili istenmeyen e-postalara karşı da şüpheyle yaklaşmalısınız.

Kimse Google'da 1. sırada listeleneceğinizi garanti edemez.
Sitenizin hangi sırada yer alacağını garanti eden, Google'la "özel ilişkisi" olduğunu ileri süren veya Google'a "öncelikli gönderim" olanağı tanıdığına ilişkin reklam yayınlayan SEO'lardan sakının. Google için hiçbir öncelikli gönderim yöntemi yoktur. Aslında, bir siteyi Google'a göndermenin tek yolu, doğrudan URL Ekle sayfamızı veya Google Site Haritaları programını kullanmaktır ve siz de bunu hiçbir ücret ödemeden yapabilirsiniz.

Eğer bir şirket kendi bilgilerini gizliyorsa veya niyetini açık olarak ortaya koymuyorsa dikkatli olun.
Anlamadığınız konular için açıklama isteyin. Bir SEO'nun sizin adınıza giriş sayfaları veya "kullanılmayan" etki alanları gibi aldatıcı veya yanıltıcı içerikler oluşturması durumunda, siteniz Google dizininden tümüyle çıkartılabilir. Sonuç olarak, hizmet aldığınız şirketlerin etkinliklerinden siz sorumlusunuz ve bu nedenle, size nasıl "yardımcı" olmayı planladıkları hakkında tam bilgi sahibi olduğunuzdan emin olmalısınız.

Kesinlikle bir SEO'ya bağlantı vermek zorunda değilsiniz.
"Herkese açık" bağlantıların gücünden, popüler bağlantılar oluşturma planlarından veya sitenizi binlerce arama motoruna göndermekten bahseden SEO'lardan sakının. Bunlar, büyük arama motorlarının sonuçlarındaki sıralamanızı etkilemeyen yararsız etkinliklerdir ve olumsuz kabul edilebileceğiniz sonuçlara da yol açabilir.

Bazı SEO'lar, tarayıcının adres çubuğuna doğrudan anahtar kelime girme özelliği sağladıklarına sizi inandırmaya çalışabilir.
Bu gibi tekliflerin çoğu, kullanıcıların ek yazılımlar yüklemesini gerektirir ve az da olsa bazı kullanıcılar bunu yapmaktadır. Bu gibi teklifleri büyük bir dikkatle değerlendirin ve sadece kendi kaynaklarına dayanarak, kaç kişinin gerekli uygulamaları indirdiğini bildiren raporlara şüpheyle yaklaşın.

Seçim yaparken dikkatli olun.
Bir SEO'ya başvurmayı düşünürken sektörle ilgili biraz araştırma yapabilirsiniz. Bu araştırmayı yaparken Google'ı da inceleyebilirsiniz. Ayrıca, özellikle saldırgan bir SEO hakkındaki şu makale dahil olmak üzere, basında çıkan uyarı amaçlı haberleri de okuyabilirsiniz: http://seattletimes.nwsource.com/html/businesstechnology/2002002970_nwbi.... Google belirli bir şirket hakkında görüş bildirmez. Ancak, kendini SEO olarak adlandıran ve kabul gören ticari davranış sınırlarını uygulamalarıyla açıkça aşan bazı firmalarla karşılaştığımızı belirtmek isteriz. Dikkatli olun.

Paranızı neye harcadığınızdan emin olun.
Google, arama sonuçlarımızda daha iyi bir sıralama hakkı satmaz. Ancak, bazı arama motorları, tıklama başı ödeme veya katılım için ödeme yöntemleriyle normal web araması sonuçlarını birleştirmektedir. Bazı SEO'lar arama sonuçlarında size yüksek sıralama vaat eder ancak, sizi arama sonuçlarına değil reklam bölümüne yerleştirir. Hatta bazı SEO'lar, diğer arama motorlarını "kontrol ettikleri" ve kendilerini istedikleri sıraya yerleştirdikleri yanılsamasını oluşturmak için, teklif fiyatlarını gerçek zamanlı olarak değiştirir. Bu Google'da işe yarayan bir yöntem değildir çünkü, reklamcılık programımız açık bir şekilde etiketlenerek arama sonuçlarımızdan ayrılmıştır. Ancak, hizmet almayı düşündüğünüz SEO'lara bir programa sürekli olarak katılmak veya geçici bir süreyle reklam yayınlamak için ne ücret ödemeniz gerektiğini mutlaka sorun.

Çok sayıda SEO'yla konuşun ve diğer SEO'lara hizmet almayı düşündüğünüz firmayı önerip örmediklerini sorun.
Referanslar iyi bir başlangıçtır, ancak sizi her konuda bilgilendirmez. Şirketin ne kadar süredir bu alanda çalıştığını ve tam zamanlı kaç çalışanı olduğunu sormalısınız. Baskı altında kaldığınızı ve huzursuz olduğunuzu hissediyorsanız sezgilerinize güvenin ve tedbirli davranın: güvenebileceğiniz bir firma bulana kadar bekleyin. SEO firmanıza, bulduğu kötü amaçlı spam'ları, http://www.google.com/contact/spamreport.html sayfasındaki spam şikayet formumuzu kullanarak Google'a bildirip bildirmediğini sorun. Etik davranan SEO firmaları, Google'ın spam yönergelerini ihlal eden aldatıcı siteleri bildirmektedir.

Yasal açıdan korunduğunuzdan emin olabilirsiniz.
Kendi güvenliğiniz için, tam ve koşulsuz bir geri ödeme garantisinde ısrar etmelisiniz. Herhangi bir nedenle sonuçtan memnun olmamanız veya SEO'nuzun etkinliklerinin, etki alanı adınızın bir arama motoru dizininden çıkarılmasına neden olması durumunda geri ödeme talebinde bulunun. Ücretlendirmeyi de içeren yazılı bir sözleşme yaptığınızdan emin olun. Ayrıca bu sözleşmede, arama motorlarının site eklerken uyulmasını istediği tüm yönergelere uyulacağı da belirtilmelidir.iyinet frmtr trkygnclr webmaster seo yarışması

Web sitesi sahipleri genellikle ne gibi kötüye kullanım durumlarıyla karşılaşmaktadır?iyinet frmtr trkygnclr webmaster seo yarışması

Yaygın hilelerden biri, yanıltıcı yönlendirmeler aracılığıyla kullanıcıları bir siteye yönlendiren "gölge" etki alanlarının oluşturulmasıdır. Bu gölge alanlar, çoğunlukla bir müşteri adına çalıştığını öne süren SEO'lara aittir. Ancak, iş ilişkiniz bozulursa SEO da etki alanı adını farklı sitelere, hatta bir rakibinizin etki alanına yönlendirebilir. Bu durumda, müşteri tümüyle SEO'ya ait rakip bir siteyi geliştirmek için ödeme yapmış olur.

Başka bir yasadışı uygulama ise, müşterinin sitesinde herhangi bir yere, anahtar kelimeler yüklenmiş "giriş" sayfaları yerleştirmektir. SEO, bu uygulamanın sayfayı daha fazla sorguyla alakalı kılacağını vaat eder. Aslında bu, tek tek sayfalar anahtar kelimelerle genellikle pek alakalı olmadığı için yanlıştır. Ancak, çok daha dikkatli olmayı gerektiren bir hile daha vardır: Giriş sayfaları çoğunlukla, SEO'nun diğer müşterilerine yönlendiren gizli bağlantılar içermektedir. Bu tür giriş sayfaları, bir sitenin bağlantı popülerliğini azaltır ve siteyi uygunsuz ya da yasadışı içerik bulundurabilen diğer SEO müşterilerine yöneltir.

Başka hangi konulara dikkat etmek gerekir?

Dolandırıcı SEO'lardan korunmanıza yardımcı olacak bazı uyarı işaretleri vardır. Bu konuda kapsamlı bir liste olmadığı için şüphelendiğiniz durumlarda sezgilerinize güvenmelisiniz. Ayrıca, SEO aşağıdakilerden birini yaparsa derhal ilişkinizi sonlandırın:

gölge alanlara sahipse iyinet frmtr trkygnclr webmaster seo yarışması
giriş sayfalarında diğer müşterilerinin bağlantılarını yerleştiriyorsa
adres çubuğunda anahtar kelimeler satmayı teklif ediyorsa
gerçek arama sonuçları ve arama sonuçlarında görünen reklamlar arasında ayrım yapmıyorsa
sıralamayı sadece, sizin de elde edebileceğiniz, anlaşılması zor ve uzun anahtar kelime grupları kullanılması durumunda garanti ediyorsa iyinet frmtr trkygnclr webmaster seo yarışması
çeşitli takma adlar veya sahte WHOIS bilgileri ile çalışıyorsa
"sahte" arama motorlarından, casus yazılımlardan veya işe yaramaz yazılımlardan trafik alıyorsa
Google dizininden çıkarılmış alan adlarına sahipse veya kendisi de Google'da belirtilmiyorsa
Kaynak: Creative Ajans

28 Mart 2010 Pazar

iyinet frmtr trkygnclr webmaster seo yarışması

iyinet frmtr trkygnclr webmaster seo yarışması başladı katılan arkadaşlara başarılar