Yafevune Abdul ( 1938)
Adige şair ve yazar. 1938 yılında Ürdün'de Suveyleh köyünde doğdu. Maddi imkansızlık yüzünden yüksek öğrenim yapamadı ve orduya katıldı. 1956 Arap-İsrail savaşında yaralandı ve madalya aldı. 1960 yılında ordudan ayrıldı. Elektrikçilikle yaşamını kazanırken bir yandan da Çerkes Kültür Derneklerinde çalıştı. İlk şiirlerini bu yıllarda iyinet frmtr trkygnclr webmaster seo yarışması yazmaya başladı. 1965 yılında Ürdün'ü terk ederek atalarının yurdu Kafkasya'ya yerleşti.
Halen Kaberdey-Balkar Cumhuriyeti'nde yaşamakta ve yerel basında yazıları yayınlanmaktadır. Çerkes sürgünlerinin yabancı topraklardaki yaşamını anlatan iyinet frmtr trkygnclr webmaster seo yarışması ve Kafkasya'ya dönüş ülkülerini idealize eden "Fvexuis Syxeku" (Selam Sana Yurdum!, Nalçik 1959) anadilinde yayınlanan ilk şiir kitabıdır.
30 Mayıs 2010 Pazar
23 Mayıs 2010 Pazar
iyinet frmtr trkygnclr webmaster seo yarışması
iyinet frmtr trkygnclr webmaster seo yarışması
Paketteki son çekirdekleri de çitledikten sonra elindeki su şişesini de iyice dikti tepesine.Son yudumuna kadar içti…ağzını koluyla silerekağaç dibine oturmuş adama doğru baktı.Buraya geldiğinden beri gözü ister istemez ona kayıyordu.Ne yapıyordu orada.elindeki neydi?Elini açarak ne istiyor? diye düşünmeden edemedi.
Sırtını ağaca dayamıştı.Elinde bir iyinet frmtr trkygnclr webmaster seo yarışması
şey vardı sımsıkı tuttuğu ne olduğu uzaklardan seçilemeyen.Belli belirsiz bir şeyler mırıldanıyorellerini kararsızca avuç içi yarım açık vaziyette gökyüzüne doğru kaldırıyor sonra ne geliyorsa aklına vazgeçiyor indiriveriyordu.Sanki bir şeyler istiyor ama cesaretini toplayamıyordu. Gözlerini çok uzaklara dikiyordalıyordalıyor sonra aniden gözlerini sımsıkı kapatıpbaşını öne eğiyorelindeki o şeyi bağrına basıyordu.Sıkılan dişleri çenesini sanki iyice iyinet frmtr trkygnclr webmaster seo yarışması
kenetliyor acıyla gerilmiş yüzündesakalları dikleşiyoracıyla karışık yine mırıldanıyordu.
Yavaşça yerinden kalktı kararlı adımlarla adama doğru ilerlemeye başladı.
Adam yan dönmüş birazda kafasını öne eğmiş sankiuyukluyor gibi durmaktaydı.Hala elinde sıktığı yada tuttuğu bir şey vardı..Kıyafeti dikkatini çekti…meraklı gözlerle adımlarını yavaşlatarak yanına gidene kadar iyice inceledi dikkatle.Ayağında kalınsağlam asker postalına benzer bir botpantolonu kumaşından anladığı kadarıyla kaliteliüzerindeki kabanda pek öyle yıpranmış falan değildi.İçindeki boğazsız kazak oldukça gösterişliydi.Yaklaştıkça belirginleşen yüzü sakalı saçıkıyafeti sanki uzaklardan biraz önce ayyaş berduştinerci diye iyinet frmtr trkygnclr webmaster seo yarışması
düşündüğü adamçok farklı bir görünüm almaya başlamıştı gözünde.
Bir an duraksadıdurdu…Baktı kaldı öylece bir müddet.
-Ne kadar da babamı andırıyor. dedi.Birkaç adım daha yaklaştı. Adam elli yaş civarındaydı.Şakaklarına düşmüş beyazlarıbirkaç günlük sakalıylakendi alemindeydi iyinet frmtr trkygnclr webmaster seo yarışması
oysa.Derinlere dalmışdüşünmekteydi.
-Hayır dedi yine.Bu sadece benzerlik.Biraz daha yaklaştı…yakınlaştı…
-Ya O’ysa! Dedi Ya O’ysa…Adımlarını iyice yavaşlattı
-Belkide değil dedi sessizce.
En son ne zaman görmüşen son ne zaman dokunmuşen son ne zaman kucağına oturmuşen son ne zaman koklamış öpmüştü…Kocaman ellerini hatırladı ondan geriye.İri ellerindeuzun parmaklarıparmak boğumlarındaki kemik çıkıntılarıyla…Kendi elerine baktı.Hatta biri ile diğerine dokunduparmaklarını sıktıuzunluğuna baktı. Çenesini yüzünü sıvazladı.Sanki O’ndan izler aradı…
“Oğluşum” derdi ona.Dört belki de en fazla beşti iyinet frmtr trkygnclr webmaster seo yarışması
yaşıo günlere ait hatırlayabildikleri.Doğum gününde aldığı iki tekerlekliikide destek tekerlekli bisikletine bindiği günü hatırladı.ayağındaki kısa deri pantolondan tüm çocuklarda vardı o zamanlarrengi siyah mı gri mi? tam çıkaramadı.Koşarken düştükleridizlerinin hep yaralandığı kanadığı ve kabuk bağlayıp iyileştiğini hatırladı.Kabuk bağlayan yara dedi..ka-buk bağ-la-mak…üstüne basa basa hece hece tekrarladı.
-Ya O’ysa diye içinden geçirdi yine.Kabuk bağlamış iyinet frmtr trkygnclr webmaster seo yarışması
yarası yeniden kanayacakyıllardır içinde büyüttüğü özlemi nefretison mu bulacaktı?
Ya O’ysa…yok canım o değildir ikilemleriyle iyice yaklaştıyaklaştı.Aşağı yukarı elliyirmi…on metre..
Yaklaştıkça “Belki de değil” diyordu..Ama neden ona doğru ilerlediğini?yaklaşık bir saatten beri neden bu adamdan gözlerini alamadığını? düşünmeye başladı…Tilkiler son sürat dönüyorkoşuyor kaçıyor ama kuyrukları bir birine değmiyordu.
Soruları vardı yıllar yılı biriktirdiğiyüksek sesle sorulacak.Acaba dedi zaman hesaplaşma zamanı mı?Oysa ilk gördüğü yerde demişti yıllar yılı kendine.….
-Hayır dedi…sıradan biri…O değil..Kesin değil…Sadece el kol hareketleri yapan biridikkatini çekti.O kadar. Yaklaştıkça terlemeye başladıellerini kavuşturduadımları dolaştı…nefesi tıkandı…
-Toparlamalıyım dedi kendimi.. Aradan geçmiş yirmi yıl bunca yıldan sonra…o olsa ne olur? Olmasa ne olur ?Mesafe yaklaştıkça kalp atışları daha da hızlandıhızlandı iyinet frmtr trkygnclr webmaster seo yarışması
yakınlaştıyakınlaştıyavaşladıyavaşladı…durdu…görüş açısı daha da netleşti…belli belirsiz film şeridi gibi akıp giden o son gece görüntüleri belleğinden geçerkenannesinin kıvranışıbabasının öfkesibir köşede ağlayan ağabeyikız kardeşi…
Bağırış çağırış komşuların kapıyı yumruklayıp açın açın diye yalvaran seslerle haykırışları yapmayındurun diye çoğalaninleyenağlayan sesler…feryatlar…
-Ya O’ysa dedi ve dönüp gitti…
Hesaplaşamadı.
Belki değildi…
Mozan Aras
10Ekim2007
18 Mayıs 2010 Salı
Abdulla iyinet frmtr trkygnclr Latifzade webmaster seo yarışması
iyinet frmtr trkygnclr webmaster seo yarışması
Abdulla Latifzade'nin "Ömür", "Şaire", trkygnclr webmaster "Şairin Ruhu", "Közaydın", "Baar Türküsü", "Ahır Zaman Kuşu", "Hayırsız Tüş", "Mücde" gibi şiirleri Kırım edebiyatına konu ve iyinet frmtr şekil bakımından büyük yenilikler getirdi. Sade bir dille yazdığı şiirleri okuyucuda derin bir tesir bıraktı. 1928 yılında, şiirlerini toplayarak, "Yeni Saz" ismindeki kitabında trkygnclr webmaster yayınladı. Alfabe ve terminoloji komisyonlarında iyinet frmtr çalıştı. Okullarda garp edebiyatı dersleri de vermiştir.
Kırım kültürüne, dil ve edebiyat konularında yazdığı trkygnclr webmaster makalelerle de hizmet etti. 1927'de yazdığı "Kırım Tatar Edebiyatının Kısa Obruzı" isimli makalesinde Umer İpçi, Mahmut Nedim, Cafer Gafar, Ziyaddin Cavtöbeli,Eşref Şemizade iyinet frmtr gibi şair ve ediplerin eserlerini de inceleyerek, Kırım edebiyatının gelişmesini yorumladı.
Birkaç sene oynanan "Ömer Baari" adlı piyesi yazdı. Kırım trkygnclr webmaster dramatoloji sanatının gelişmesinde de önemli rol oynadı. iyinet frmtr 1938 yılındaki toplu sürgün ve idamlar sırasında, bir çok Kırımlı yazar ve şair gibi öldürüldü.
Kaynak:
iyinet frmtr trkygnclr webmaster seo yarışması
10 Mayıs 2010 Pazartesi
iyinet frmtr trkygnclr webmaster seo yarışması
iyinet frmtr trkygnclr webmaster seo yarışması
Mahkeme salonunda seksenlerindeki yaşlı çiftin durumu içler acısıydı. Adam inatçı bakışlarla Nine'nin ağlamaktan iyice çukurlaşmış gözleri ve keskin çizgileriyle bıkkın bakışlarını süzüyordu. Ve Hakimin tokmak sesiyle sustu uğultu ve tok sesiyle, sözü yaşlı kadına verdi:
'Anlat teyze neden boşanmak istiyorsun?'
Yaşlı kadın derin bir nefes çektikten sonra baş örtüsüyle ağzını aralayıp, kısılmış sesiyle konuşmaya başladı:
'Bu herif yetti gari, 50 yıldır bezdirdi hayattan...'
Sonra uzunca bir sessizlik hâkim oldu mahkeme salonunda. Sessizlik bu tür haberleri her gün manşet yapan gazetecilerden birinin flaşıyla bozuldu. Kimbilir nasıl bir manşet atacaklardı yaşanmış 50 yılın ardından... Çok sayıda gazeteci izliyordu davayı; kadın neler diyecekti... Herkes onu dinliyordu... Yaşlı kadın gözleri dolu dolu devam etti:
'Bizim çok sevdiğim bir sedef çiçeğimiz vardı. O bilmez... 50 yıl önceydi. O çiçeği bana verdiği çiçeklerin arasından kopardığım bir yaprağı tohumlamıştım, öyle büyüttüm. Yavrumuz olmadı; onları yavrum bildim. Bir süre sonra çiçek kurumaya başladı. O zaman adak adadım. Her gece güneş açmadan önce bir tas suyla suluyacağım onu diye. İyi gelirmiş dedilerdi... 50 yıl oldu, bu herif bir gece kalkıp bir kere de bu çiçeği ben suluyayım demedi... Ta ki geçen geceye kadar. O gece takatim kesilmiş, uyuyakalmışım... Ben böyle bir adamla 50 yıl geçirdim. Hayatımı, umudumu herşeyimi verdim. Ondan hiçbirşey göremedim. Bir kerecik olsun, benim bildiğim görevlerden birisini yapmasını bekledim. Onsuz daha iyiyim, yemin ederem.'
Hakim, yaşlı adama dönerek;
'Diyeceğin bir şey var mı baba?' dedi.
Yaşlı adam bastonla zor yürüdüğü kürsüye. O ana kadar suçlanmış olmanın utangaçlığını hissettiren yüz ifadesiyle hakime yöneldi:
iyinet frmtr trkygnclr webmaster seo yarışması köşkünde bahçevan olarak yaptım, o bahçenin görkemli görünümüyle büyümesi için emeklerimi verdim. Fadimemi de orada tanıdım, sedefleri de... Ona en güzel çiçeklerden buketler verdim. O çiçeklerle doludur bahçesi. İlk evlendiğimiz günlerin birinde boyun ağrısından onu hekime götürdüm. Hekim çok uzun süre uyanmadan yatarsa boynundaki kireç sertleşir, kötüleşir dedi. Her gece uykusunu bölüp, uyansın, gezinsin dedi. Hekimi pek
dinlemedi bizim hatun, lafım geçmedi. O günlerde tesadüf bu, çiçek kurudu. Ben ona 'gece sularsan geçer' dedim. Adak dilettim. Her gece onu uyandırdım. Ve onu seyrettim. O sevdiğim kadının yavrusu bildiği çiçekleri sularken seyrettim. Her gece o çiçek ben oldum sanki.' dedi adam, o yaştaki bir adamdan beklenmeyecek ifadelerle. 'Her gece o yattıktan sonra uyandım. Saksıdaki suyu
boşalttım. Sedef gece sulanmayı sevmez, iyinet frmtr trkygnclr webmaster seo yarışması Geçen gece de yaşlılık ben de uyanamadım. Uyandıramadım... Çiçek susuz kalırdı amma, kadınımın boynu yine azabilirdi. Suçlandım. Sesimi çıkartamadım...'
O an Mahkeme salonunda herşey sustu... iyinet frmtr trkygnclr webmaster seo yarışması
'Anlat teyze neden boşanmak istiyorsun?'
Yaşlı kadın derin bir nefes çektikten sonra baş örtüsüyle ağzını aralayıp, kısılmış sesiyle konuşmaya başladı:
'Bu herif yetti gari, 50 yıldır bezdirdi hayattan...'
Sonra uzunca bir sessizlik hâkim oldu mahkeme salonunda. Sessizlik bu tür haberleri her gün manşet yapan gazetecilerden birinin flaşıyla bozuldu. Kimbilir nasıl bir manşet atacaklardı yaşanmış 50 yılın ardından... Çok sayıda gazeteci izliyordu davayı; kadın neler diyecekti... Herkes onu dinliyordu... Yaşlı kadın gözleri dolu dolu devam etti:
'Bizim çok sevdiğim bir sedef çiçeğimiz vardı. O bilmez... 50 yıl önceydi. O çiçeği bana verdiği çiçeklerin arasından kopardığım bir yaprağı tohumlamıştım, öyle büyüttüm. Yavrumuz olmadı; onları yavrum bildim. Bir süre sonra çiçek kurumaya başladı. O zaman adak adadım. Her gece güneş açmadan önce bir tas suyla suluyacağım onu diye. İyi gelirmiş dedilerdi... 50 yıl oldu, bu herif bir gece kalkıp bir kere de bu çiçeği ben suluyayım demedi... Ta ki geçen geceye kadar. O gece takatim kesilmiş, uyuyakalmışım... Ben böyle bir adamla 50 yıl geçirdim. Hayatımı, umudumu herşeyimi verdim. Ondan hiçbirşey göremedim. Bir kerecik olsun, benim bildiğim görevlerden birisini yapmasını bekledim. Onsuz daha iyiyim, yemin ederem.'
Hakim, yaşlı adama dönerek;
'Diyeceğin bir şey var mı baba?' dedi.
Yaşlı adam bastonla zor yürüdüğü kürsüye. O ana kadar suçlanmış olmanın utangaçlığını hissettiren yüz ifadesiyle hakime yöneldi:
iyinet frmtr trkygnclr webmaster seo yarışması köşkünde bahçevan olarak yaptım, o bahçenin görkemli görünümüyle büyümesi için emeklerimi verdim. Fadimemi de orada tanıdım, sedefleri de... Ona en güzel çiçeklerden buketler verdim. O çiçeklerle doludur bahçesi. İlk evlendiğimiz günlerin birinde boyun ağrısından onu hekime götürdüm. Hekim çok uzun süre uyanmadan yatarsa boynundaki kireç sertleşir, kötüleşir dedi. Her gece uykusunu bölüp, uyansın, gezinsin dedi. Hekimi pek
dinlemedi bizim hatun, lafım geçmedi. O günlerde tesadüf bu, çiçek kurudu. Ben ona 'gece sularsan geçer' dedim. Adak dilettim. Her gece onu uyandırdım. Ve onu seyrettim. O sevdiğim kadının yavrusu bildiği çiçekleri sularken seyrettim. Her gece o çiçek ben oldum sanki.' dedi adam, o yaştaki bir adamdan beklenmeyecek ifadelerle. 'Her gece o yattıktan sonra uyandım. Saksıdaki suyu
boşalttım. Sedef gece sulanmayı sevmez, iyinet frmtr trkygnclr webmaster seo yarışması Geçen gece de yaşlılık ben de uyanamadım. Uyandıramadım... Çiçek susuz kalırdı amma, kadınımın boynu yine azabilirdi. Suçlandım. Sesimi çıkartamadım...'
O an Mahkeme salonunda herşey sustu... iyinet frmtr trkygnclr webmaster seo yarışması
9 Mayıs 2010 Pazar
iyinet frmtr trkygnclr webmaster seo yarışması
iyinet frmtr trkygnclr webmaster seo yarışması
Tedavi Bitmişti Ama
Onu ilk gördüğümde 17 yaşındaydım. O ise 20. Akıl hastanesine ziyarete gitmiştim. Arkadaşım zorla götürmüştü. Bahçedeydi... Kıştı. Onun üzerinde sadece tişört vardı. Dikkatimi çekmişti. Herkesin yanında birileri vardı o yalnızdı.
Yanına gidip adını sordum, sohbet etmeye başladım. iyinet frmtr trkygnclr webmaster seo yarışması Konuşmuyordu, benimle hiç ilgilenmiyordu. Bu daha da dikkatimi çekmişti. Üzerine gidiyordum ama boşunaydı. Hiç konuşmuyordu. Çok etkilemişti beni... Daha sonra her gün yanına gitmeye başladım. Benimle az da olsa konuşmaya başlamıştı. iyinet frmtr trkygnclr webmaster seo yarışması Doktoru onun durumunun hiçte iyi olmadığını, ailesini trafik kazasında kaybettikten bu hale geldiğini anlattı ve onla bu kadar neden ilgilendiğimi sordu. Cevap veremedim. Sanırım beni etkilemişti ve seviyordum onu. Onu etkilemeyi sonunda başarmıştım. Okul çıkış saatimi sabırsızlıkla beklediğini söylemişti. Beni görmeden mutlu olmadığını anlatmıştı. 1 yılda gülümsetmeyi başartmıştım ona.Bana ilk “ Seni Seviyorum” dediğinde de tanışmışlığımızın üzerinden 1,5 sene geçmişti. Gülüyorduk el ele dolaşıyorduk bahçede. Doktoru bile şaşırmıştı bu duruma. Artık psikoloji tedavisi bitmiş sadece ilaç tedavisi uygulanıyordu. Buda bizi çok mutlu ediyordu.
Ailemin ondan haberi vardı. Ama onu sadece benim ilgilendiğim bir hasta olarak iyinet frmtr trkygnclr webmaster seo yarışması görüyorlardı. Oysa biz sevgiliydik. Sözlendik. Yüzüklerimizi doktoru taktı. 2 yıl sonra ailem her şeyi öğrendi. Ondan ayrılmamı istediler. Çünkü o hastaydı. Bir hafta beni eve kapattılar. Artık mavişimin yanına gidemiyordum.Günün birinde evden kaçıp yanına gittim. Hastanede yoktu. Beni iki gün iyinet frmtr trkygnclr webmaster seo yarışması beklemiş ben gelmeyince de kendi isteğiyle hastaneden ayrılmış. Bir ay boyunca eve kapandım. Kimseyle konuşmuyordum yemek bile yemiyordum. Bir arkadaşım mavişimi yolda görmüş oda benim ev adresimi almış. Bir gün mavişim ellerinde çiçeklerle evimizin önüne geldi. Annemi kandırıp bir hafta birlikte tatile çıktık. Artık onundum. Tüm kalbimle ve bedenimle...Ailem ne yazık ki kararından vazgeçmiyor ve onu istemiyor. Şu an o yanımda yok. Ailem beni Antalya’ ya gönderdi. O da İstanbul’ da. Buraya gelmesi imkansız. Üçüncü senemizdeyiz ve 4 aydır ayrıyız. Haberini arkadaşlarımdan alıyorum. Yine hastaneye düşmesinden korkuyorum. Ne yapacağımı bilmiyorum. Ama bildiğim tek şey var. Onu çok seviyorum.iyinet frmtr trkygnclr webmaster seo yarışması
Onu ilk gördüğümde 17 yaşındaydım. O ise 20. Akıl hastanesine ziyarete gitmiştim. Arkadaşım zorla götürmüştü. Bahçedeydi... Kıştı. Onun üzerinde sadece tişört vardı. Dikkatimi çekmişti. Herkesin yanında birileri vardı o yalnızdı.
Yanına gidip adını sordum, sohbet etmeye başladım. iyinet frmtr trkygnclr webmaster seo yarışması Konuşmuyordu, benimle hiç ilgilenmiyordu. Bu daha da dikkatimi çekmişti. Üzerine gidiyordum ama boşunaydı. Hiç konuşmuyordu. Çok etkilemişti beni... Daha sonra her gün yanına gitmeye başladım. Benimle az da olsa konuşmaya başlamıştı. iyinet frmtr trkygnclr webmaster seo yarışması Doktoru onun durumunun hiçte iyi olmadığını, ailesini trafik kazasında kaybettikten bu hale geldiğini anlattı ve onla bu kadar neden ilgilendiğimi sordu. Cevap veremedim. Sanırım beni etkilemişti ve seviyordum onu. Onu etkilemeyi sonunda başarmıştım. Okul çıkış saatimi sabırsızlıkla beklediğini söylemişti. Beni görmeden mutlu olmadığını anlatmıştı. 1 yılda gülümsetmeyi başartmıştım ona.Bana ilk “ Seni Seviyorum” dediğinde de tanışmışlığımızın üzerinden 1,5 sene geçmişti. Gülüyorduk el ele dolaşıyorduk bahçede. Doktoru bile şaşırmıştı bu duruma. Artık psikoloji tedavisi bitmiş sadece ilaç tedavisi uygulanıyordu. Buda bizi çok mutlu ediyordu.
Ailemin ondan haberi vardı. Ama onu sadece benim ilgilendiğim bir hasta olarak iyinet frmtr trkygnclr webmaster seo yarışması görüyorlardı. Oysa biz sevgiliydik. Sözlendik. Yüzüklerimizi doktoru taktı. 2 yıl sonra ailem her şeyi öğrendi. Ondan ayrılmamı istediler. Çünkü o hastaydı. Bir hafta beni eve kapattılar. Artık mavişimin yanına gidemiyordum.Günün birinde evden kaçıp yanına gittim. Hastanede yoktu. Beni iki gün iyinet frmtr trkygnclr webmaster seo yarışması beklemiş ben gelmeyince de kendi isteğiyle hastaneden ayrılmış. Bir ay boyunca eve kapandım. Kimseyle konuşmuyordum yemek bile yemiyordum. Bir arkadaşım mavişimi yolda görmüş oda benim ev adresimi almış. Bir gün mavişim ellerinde çiçeklerle evimizin önüne geldi. Annemi kandırıp bir hafta birlikte tatile çıktık. Artık onundum. Tüm kalbimle ve bedenimle...Ailem ne yazık ki kararından vazgeçmiyor ve onu istemiyor. Şu an o yanımda yok. Ailem beni Antalya’ ya gönderdi. O da İstanbul’ da. Buraya gelmesi imkansız. Üçüncü senemizdeyiz ve 4 aydır ayrıyız. Haberini arkadaşlarımdan alıyorum. Yine hastaneye düşmesinden korkuyorum. Ne yapacağımı bilmiyorum. Ama bildiğim tek şey var. Onu çok seviyorum.iyinet frmtr trkygnclr webmaster seo yarışması
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)