23 Mayıs 2010 Pazar

iyinet frmtr trkygnclr webmaster seo yarışması

iyinet frmtr trkygnclr webmaster seo yarışması
Paketteki son çekirdekleri de çitledikten sonra elindeki su şişesini de iyice dikti tepesine.Son yudumuna kadar içti…ağzını koluyla silerekağaç dibine oturmuş adama doğru baktı.Buraya geldiğinden beri gözü ister istemez ona kayıyordu.Ne yapıyordu orada.elindeki neydi?Elini açarak ne istiyor? diye düşünmeden edemedi.
Yavaşça yerinden kalktı kararlı adımlarla adama doğru ilerlemeye başladı.
Adam yan dönmüş birazda kafasını öne eğmiş sankiuyukluyor gibi durmaktaydı.Hala elinde sıktığı yada tuttuğu bir şey vardı..Kıyafeti dikkatini çekti…meraklı gözlerle adımlarını yavaşlatarak yanına gidene kadar iyice inceledi dikkatle.Ayağında kalınsağlam asker postalına benzer bir botpantolonu kumaşından anladığı kadarıyla kaliteliüzerindeki kabanda pek öyle yıpranmış falan değildi.İçindeki boğazsız kazak oldukça gösterişliydi.Yaklaştıkça belirginleşen yüzü sakalı saçıkıyafeti sanki uzaklardan biraz önce ayyaş berduştinerci diye iyinet frmtr trkygnclr webmaster seo yarışması
düşündüğü adamçok farklı bir görünüm almaya başlamıştı gözünde.
Bir an duraksadıdurdu…Baktı kaldı öylece bir müddet.
-Ne kadar da babamı andırıyor. dedi.Birkaç adım daha yaklaştı. Adam elli yaş civarındaydı.Şakaklarına düşmüş beyazlarıbirkaç günlük sakalıylakendi alemindeydi iyinet frmtr trkygnclr webmaster seo yarışması
oysa.Derinlere dalmışdüşünmekteydi.
-Hayır dedi yine.Bu sadece benzerlik.Biraz daha yaklaştı…yakınlaştı…
-Ya O’ysa! Dedi Ya O’ysa…Adımlarını iyice yavaşlattı
-Belkide değil dedi sessizce.
En son ne zaman görmüşen son ne zaman dokunmuşen son ne zaman kucağına oturmuşen son ne zaman koklamış öpmüştü…Kocaman ellerini hatırladı ondan geriye.İri ellerindeuzun parmaklarıparmak boğumlarındaki kemik çıkıntılarıyla…Kendi elerine baktı.Hatta biri ile diğerine dokunduparmaklarını sıktıuzunluğuna baktı. Çenesini yüzünü sıvazladı.Sanki O’ndan izler aradı…
Ya O’ysa…yok canım o değildir ikilemleriyle iyice yaklaştıyaklaştı.Aşağı yukarı elliyirmi…on metre..
Yaklaştıkça “Belki de değil” diyordu..Ama neden ona doğru ilerlediğini?yaklaşık bir saatten beri neden bu adamdan gözlerini alamadığını? düşünmeye başladı…Tilkiler son sürat dönüyorkoşuyor kaçıyor ama kuyrukları bir birine değmiyordu.
Soruları vardı yıllar yılı biriktirdiğiyüksek sesle sorulacak.Acaba dedi zaman hesaplaşma zamanı mı?Oysa ilk gördüğü yerde demişti yıllar yılı kendine.….
-Hayır dedi…sıradan biri…O değil..Kesin değil…Sadece el kol hareketleri yapan biridikkatini çekti.O kadar. Yaklaştıkça terlemeye başladıellerini kavuşturduadımları dolaştı…nefesi tıkandı…
Bağırış çağırış komşuların kapıyı yumruklayıp açın açın diye yalvaran seslerle haykırışları yapmayındurun diye çoğalaninleyenağlayan sesler…feryatlar…
-Ya O’ysa dedi ve dönüp gitti…
Hesaplaşamadı.
Belki değildi…
Mozan Aras
10Ekim2007

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder